Her şeyden önce Kuran´ın bahsettiği gaybe imanı tanımamız ve öğrenmemiz gerekiyor. Kuran-ı Kerim´de Bakara Suresi 3.ayet-i kerimede yüce Allah şöyle buyurmuştur; ‘Onlar (takvalılar) gaybe inanırlar, namazı daim olarak ikame ederler…’
Bu ayet-i kerime ve gaybı anlatan diğer ayetlerin mesajını ve içeriğini doğru bir şekilde öğrenmemiz gerekiyor. İlahi bakış açısında en temel mesele varlığın madde ve hissedilenlerle sınırlı olmadığıdır. Kuran varlığı iki kısma bölmüştür; Görünen varlıklar ve görünmeyen varlıklar.
Takvalılar her iki kısma da inanmaktadır. Ancak diğerleri sadece görünen ve hissedilen varlıkları kabul ederler. Öyle ki Allah´ın bile gözle görünmesi gerektiğini düşünürler. Görmedikleri zaman Allah´a iman etmezler. Nasıl ki Hz.Musa´nın (a.s) kavmi, Hz.Musa´dan (a.s) şöyle istekte bulundu; Allah´ı bize göster! Allah´ı açıkça bize göstermediğin sürece sana iman etmeyeceğiz.
Bu zihniyet ve ekol mensupları kıyamet hakkında da şöyle düşünüyorlar; Bu dünyadan başka bir alem yoktur. Ölürüz ve diriliriz. Bizi yok eden ancak zamandır… Bu düşüncede olanlar akıl seviyesine gelenler değildir. Bunlar her şeyin somut hisler yoluyla tanınmasını istiyorlar. Varlıkla ilgili açıkladığımız bu birkaç cümlenin sonunda şunu arz ediyoruz;
İmam Mehdi´nin (a.s) bu gaybet döneminde var oluşunu açıklayan birçok ayet vardır. Bu ayetlerden biri de bakara suresi 3.ayet-i kerimedir. Bu hususta bu ayetin mesajlarını, ayet ve hadisler için ışığında siz değerli kardeşlerimiz için açıklayacağız.
Bu ayetin mesajları;
1-Gaybe inanmak, kainatın tamamını anlayıp tanımaktır.
2-Masumların (a.s) hadislerinde gaybtan maksat yüce Allah, melekler, mead ve Hz.İmam Mehdi (a.s) olarak zikredilmiştir. Örneğin İmam Sadık (a.s) gayb kelimesinin tefsirinde şöyle buyurmuştur; ‘Gayb, O gaip olan hüccettir.’ Ve yine ‘Müminler gaybe iman edenlerdir.’ Ayetinin tefsirinde şöyle buyurmuştur; ‘İmam Mehdi´nin (a.s) kıyamına inananlar gaybe iman edenlerdir.’
3-İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur; ‘Kaim´in (İmam Mehdi) (a.s) iki gaybeti vardır. Biri kısa diğeri uzundur.
4-Onikinci İmam, İmam Mehdi (a.s) gaip olmuştur ve yüzlerce muteber hadis onun evrensel adalet devletini kuracağı zaman zuhur edeceğini bildirmiştir. Onun gaybeti iki kısımdır; kısa ve uzun. Kısa gaybet dönemi takriben 70 yıl sürmüştür. Bu dönemde Ehl-i Beyt (a.s) takipçileri İmam´ın (a.s) belirlediği özel dört vekil aracılığıyla onunla iletişime geçiyordu. Bütün dini işlerini onun emriyle yerine getiriyorlardı. Dördüncü vekiline şöyle buyurdu; ‘Sen altı gün sonra vefat edeceksin. Kendinden sonra benimle halk arasında bir vekil belirleme.’ Ancak daha önceden özel vekillerin olmadığı dönemde müminlerin vazifelerini nasıl öğrenip yerine getireceği hususunu beyan etmiştir ve genel vekiller esasını getirmiştir. Şartlara haiz olan müçtehitleri kendisinin genel vekilleri olarak tanıtmıştır. ‘Onlar sizin üzerinizde benim hüccetlerimdir. Ben de onlar üzerinde Allah´ın hüccetiyim.’ demiştir. O zamandan günümüze kadar uzun gaybet dönemi başlamış ve devam etmektedir.
5-İmam Mehdi´nin (a.s) gaip olmasından maksat, onun yeryüzünden ayrılması değildir. Bilakis o dünyada bizim içimizde yaşamakta ve bizi tanımaktadır. Ancak biz onu tanımıyoruz. Şöyle bir soru akla gelebilir; Nasıl o bizi tanır ama biz onu tanımayız bu nasıl mümkün olur?
Cevaben diyoruz ki; Kuran´da örnekleri vardır. Örneğin Hz.Yusuf´un (a.s) öyküsü. Kuyudan krallığa gelme öyküsünde kardeşleri ona geldiğinde Yusuf (a.s) onları tanıdı ancak onlar Yusuf´u (a.s) tanımadılar. İmam Mehdi (a.s) zuhur ettiği zaman birçok insan onu gördüğünde derler ki; ‘Biz onu gaybet döneminde görmüştük.’ Arz ettiğimiz bu konuyu İmam Sadık (a.s) Nudbe duasında açıklamıştır. ‘Canım sana feda olsun. Bizimle beraber olmadığın bir an yoktur ki.’
6-İmam Mehdi (a.s) içimizdeyse neden ona ulaşma problemimiz var?
İmam Mehdi (a.s) bunun cevabını açıkça vermiştir; ‘Sizin yanlış ve kötü amelleriniz bana ulaşmanıza engel olmuştur.’
7-Gaybet döneminde onun insanlara faydasını nasıl tasavvur edebiliriz?
Cevabını İmam Mehdi (a.s) vermiştir; ‘Gaybet dönemindeki imam, bulutun arkasında kalmış güneş gibidir.’ Nasıl ki güneş, bulutun arkasında olduğunda dünyamıza ışığını, sıcaklığını ve enerjisini veriyorsa, İmamın da vücudundan insanlar bir güneş gibi istifade etmektedirler.
8-İmamın varlığı gaybette bile olsa yer ehlinin beka sebebidir. Gaybetteki imamın ne faydası vardır demeyin. Şöyle bir örnek verelim; Bir camiyi düşünelim. Bütün cemaat camiden ayrılmış gitmiş olsa ancak bir kişinin orada ibadet etmesi caminin ışıklarının yanmasına ve kapısının açık kalmasına sebep olmaktadır. Yüce Allah kainatı insan için yaratmıştır. İnsanları da kendisine ibadet etmesi için var etmiştir. Her ne kadar bütün insanlar Allah´a doğru ibadet etmese bile onu tanıyan bir Allah kulunun dünyada var olması dünyadaki düzenin ilahi iradeyle devam etmesini sağlamaktadır.
9-Niçin Allah onu gayb perdesinde tutmaktadır?
Bunun cevabı birçok açıdan verilmiştir. Çok özet olarak şöyle diyoruz; Bir sokağı düşünelim. Belediye o sokağı aydınlatması için bir lamba takmış olsun. Akşam yanan bu lambayı gençler, çocuklar taş atıp kırmış olsun. Belediye insanların cehaletine sayarak ikinci lambasını takmış derken üçüncü lambasını… Ancak her lamba takıldıktan sonra hep kırılmış. Belediyenin elinde son bir lamba kalmış. Belediye şöyle düşünüyor; Artık bu lambayı takmayacağım. İnsanlar uyanıp, anlayıp benden istekte bulundukları zaman takacağım ki insanlar bu lambayı bir daha kırmasın ve sokaklar aydınlanmış olsun. Yüce Allah Hz.Peygamber´den (s.a.a) sonra 12 hidayet lambası karar kılmış. Ancak insanlar, Müslümanlar bu 12 lambadan 11 tanesini hep kırdılar, öldürdüler. On ikinci lamba kalmıştır. Yüce Allah diyor ki; İnsanlar şuurlanıp, akıllanıp, onun misyon ve vizyonunu anlayacak bir seviyeye geldiklerinde ve benden istediklerinde bu son hidayet lambasını ortaya çıkaracağım.
Allah onun zuhurunu acil buyursun.
Hasan Karabulut