İMAM HUMEYNİ’NİN KELAMINDA “HAZRETİ ZEHRA (S.A)”
Bir kadın için düşünülebilecek bütün boyutlar ve bir insan için tasavvur edilecek bütün – insani – boyutlar Hz. Fâtıma-ı Zehra selamullah aleyhâ’da tezahür ve tecelli etmiş bulunmaktadır. Alelade bir kadın değildir o; ruhani bir kadın, melekuti bir kadın, kelimenin tam anlamıyla “insan” olan bir insan, insanlık denilen şeyin tıpatıp kendisi, kadın denilen gerçeğin bütünü, insan gerçeğinin tamamıdır o! Alelade bir kadın değildir o; kâinatta insan şeklinde ortaya çıkmış melekutî bir varlıktır o; dahası, ilahi ceberuti bir varlığın “kadın” şeklinde tecellisidir o.
Hazreti Fatıma (s.a) hakkında olan hadislerden birini İmam Caferi Sadık (a.s) Kafi kitabında şöyle nakletmiştir:
Hazreti Fatıma (s.a) babasından sonra bu dünyada 75 gün yaşadı. Aşırı bir hüzün içerisinde idi. Cebrail (a.s), Hazreti Fatıma (s.a)’ın hizmetine gelerek, ona taziyelerini bildiriyordu. Gelecekle ilgili bazı haberleri de kendisine naklediyordu. Cebrail (a.s)’ın bu gidiş-gelişi çok fazla idi. Ulu’l Azm Peygamberlerin dışında hiç kimse hakkında Cebrail (a.s)’ın gidip-gelmesi görülmemiştir.
Öyle ki, Ona gelecekten haber vermiş, onun evlatlarının karşılaşacağı sıkıntıları bildirmiş ve İmam Ali (a.s) da bu yazıları yazmıştır. Cebrail (a.s)’ın bir kimsenin yanına gidip gelmesi sıradan bir mesele değildir. Ben bu şerafet ve fazileti Hazreti Fatıma (s.a) hakkında nakledilen bütün faziletlerden üstün görüyorum. Diğer faziletleri de çok büyüktür.
Ancak bu fazilet, sadece Ulu’l Azm Peygamberler için ve onların derecelerinde olan bazı veliler için gerçekleşen fazilettir. Peygamberlerin tümü için bu fazilet nakledilmemiştir ve Cebrail (a.s)’ın her daim Hazreti Zehra (s.a)’ın evine gidip gelmesi ona mahsus faziletlerdendir.