Allah’ım! İçinden çıkamadığımız her türlü zorlukta, bizleri ilimleri ile hidayet etmeleri üzere yarattığın en büyük nimetin olan 14 Masum ile nimetlendirdiğin için sana hamdederiz.
Allah (c.c) kainatı, varlığı ve varlığın sebebi 14 Masum’u (a.s) yarattı. Dünya üzerindeki her türlü hayır ve bereketi borçlu olduğumuz, ismi Peygamberimiz’in ismi, künyesi Peygamberimiz’in künyesi, zahiri Peygamberimiz’in zahirine en çok benzeyen, Masumların sonuncusu, Sahibimiz, Velimiz, zamanımızın İmam’ı, Hz. Mehdi (a.s) ile bizi nimetlendirdi.
Evet nimetlendirildik. Peki farkındamıydık bu nimetin? O bizi bu kadar çok isterken, biz de onu istiyormuyduk? Gerçekten, İmam (a.s)’ı görmemize engel olan şey onun gözlerden uzak olması mı, yoksa bizim onu göremiyor oluşumuz mu? Kim bilir, belki de defalarca karşılaştık, bir çok kez geçti yanımızdan. Ancak nefsimiz onu tanımamıza izin vermedi. Terbiye edemedik nefsimizi. Dünya telaşına düştük. Dua ederken dahi kırdık İmamımız’ın kalbini. Kimimiz daha iyi bir ev, araba istiyordu, kimimiz daha iyi bir iş, daha çok para. Sahiden, neden bu kadar dünyaya bağlandık? Neden yüreğimizi Fatıma’nın Mehdi’sinin aşk’ından boşalttık. Farkında olmalıyız ki sıkıntılarımızın hepsi İmamımız’ın gelmesiyle son bulacaktır. Çünkü ferec’i istemek aslında kendi kurtuluşumuzu istemektir. Ferec insanlık içindir. Bu yüzden insan İmamıyla ilişki ve irtibatını güçlendirmelidir. İmamımızla ilişki ve irtibatımız güçlenmedikçe işlerimiz de düzelmeyecektir. Bu da nefsimizin terbiyesine bağlıdır.İnsan kendini sorgulamalıdır. İmam’ı kendimizden ne kadar razı edebiliyoruz? Harama bakmaktan, dinlemekten veya haram meclislere gitmekten kendimizi ve ailemizi ne kadar çekebiliyoruz? Mesela İmam gelip telefonumuza, sosyal medyamıza bakmak istese, gönül rahatlığıyla gösterebilir miyiz? Buna gerçekten hazır mıyız? Evimize gelmek istese evlerimiz buna hazır mı? Oturduğumuz evin, yediğimiz yemeğin içinde başkalarının hakkı var mı? Bunları gözetiyor muyuz? Bizim her hareketimizin ferec’e etkisi vardır. Bilemeyiz, yaptığımız en ufak bir hareket ferec’in gecikmesine veya çabuklaşmasına neden olabilir. Çabamız, Allah’ın helal ve haramlarını gözetmek, Ehl-i Beyt (a.s)’ın ahlakıyla ahlaklanmak ve kendimizi bu şekilde ferec’e hazırlamak olmalıdır.
Allah’ım bu ay’ın hakkına, bu ay’ın sahibinin hakkına, bu mübarek viladet gününün hakkına bağışla İmam-ı Zaman (a.s)’ın zuhurunu acil eyle. En büyük istek, en küçük dua;
‘ALLAHUMME ACCİL-Lİ VELİYYİKEL FEREC’
Zehra Çiftçi